İcra ve iflas hukuku: icra takibi, ödeme emrine itiraz, haciz ve iflas

Alacaklı veya borçlu olarak icra takibiyle karşılaştığınızda bilmeniz gerekenleri; takip türlerini, ödeme emrine itiraz sürelerini, itirazın iptali ve kaldırılmasını, menfi tespit davasını, haciz sınırlarını ve iflas yolunu anlatan rehber.

Özetle

Bir alacak için icra takibi başlatıldığında borçluya ödeme emri gönderilir. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün, çek ve senet gibi kambiyo senetlerine dayalı takipte ise 5 gün içinde itiraz edebilir; bu süreler kısa ve kesindir. İtiraz edilirse alacaklı, takibi sürdürmek için itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna başvurur. Borcu olmadığını düşünen kişi menfi tespit davası açabilir. Maaşın ancak bir kısmı haczedilebilir ve bazı mallar kanunen haczedilemez.

İcra ve iflas hukuku nedir?

İcra ve iflas hukuku, alacaklının devletin zorlayıcı gücünden yararlanarak alacağını tahsil etmesini sağlayan kuralları düzenler. Temel kaynağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'dur (İİK). Takipler icra daireleri tarafından yürütülür; icra dairelerinin işlemlerine karşı şikâyetler ve kanunda sayılan bazı uyuşmazlıklar ise icra mahkemelerinde çözülür.

İcra hukuku hem alacaklıyı hem borçluyu ilgilendirir: Alacaklı açısından amaç, alacağın hızlı ve eksiksiz tahsilidir. Borçlu açısından ise haksız bir takibe süresi içinde itiraz etmek, haczedilemeyecek mallarını korumak ve kanunun tanıdığı güvencelerden yararlanmak önem taşır. Taraf olduğunuz icra dosyalarını e-Devlet şifrenizle UYAP Vatandaş Portal üzerinden görüntüleyebilirsiniz.

İcra takibi türleri

İcra takibi türleri
Takip türüNe zaman kullanılırBorçluya gönderilen belge
İlamsız (genel haciz yoluyla) takipElinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklı, para veya teminat alacağı içinÖdeme emri
Kambiyo senetlerine dayalı takipÇek, bono (senet) veya poliçeye dayanan alacaklar içinÖdeme emri
İlamlı takipMahkeme kararı veya ilam niteliğindeki belgeye (ör. arabuluculuk anlaşma tutanağı) dayanan alacaklar içinİcra emri
Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipİpotek veya taşınır rehniyle güvence altına alınmış alacaklar içinÖdeme emri / icra emri
Kiralanan taşınmazların tahliyesiKira bedelinin ödenmemesi veya tahliye taahhüdü hâlindeÖdeme / tahliye emri
İflas yoluyla takipBorçlu tacir ise alacaklının tercihine bağlı olarakÖdeme emri

Kira alacakları ve tahliye takipleri için Kira Hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

Alacaklı olarak icra takibi nasıl başlatılır?

Alacağını ödemeyen borçluya karşı icra takibi başlatmak için mahkeme kararı gerekmez. İlamsız takip süreci genel olarak şöyle ilerler:

  1. Belgelerin hazırlanmasıAlacağı gösteren sözleşme, fatura, senet veya yazışmalar ile borçlunun kimlik ya da vergi bilgileri ve adresi toplanır. Gerekirse borçluya önceden ihtarname gönderilerek temerrüt tarihi belgelenir.
  2. Takip talebiYetkili icra dairesine takip talebi verilir; alacağın tutarı, faiz başlangıcı ve faiz türü talepte açıkça gösterilir. Takip harcı ve masraf avansı yatırılır.
  3. Ödeme emrinin tebliğiİcra dairesi borçluya ödeme emri gönderir. Borçlu, tebliğden itibaren itiraz süresi içinde itiraz etmezse veya ödeme yapmazsa takip kesinleşir.
  4. HacizKesinleşen takipte alacaklı; borçlunun banka hesapları, araçları, taşınmazları, maaşı ve üçüncü kişilerdeki alacakları üzerine haciz isteyebilir.
  5. Satış ve paylaştırmaHaczedilen mallar ihale yoluyla satılır, elde edilen bedel alacaklılar arasında sıra cetveline göre paylaştırılır.

Borçlunun mal kaçırma ihtimali varsa, alacak muaccelse ve rehinle güvence altına alınmamışsa, takipten önce veya takip sırasında mahkemeden ihtiyati haciz kararı alınabilir (İİK m.257). Alacak ticari bir ilişkiden doğmuşsa, itiraz hâlinde açılacak itirazın iptali davası öncesinde arabuluculuk aşaması da hesaba katılmalıdır.

Ödeme emrine itiraz

İlamsız takipte borçlu, ödeme emrini aldıktan sonra borca, borcun bir kısmına, faize veya alacaklının takip yapma yetkisine itiraz edebilir. İtiraz süresi ve etkisi takip türüne göre değişir:

Ödeme emrine itiraz süreleri
Takip türüİtiraz süresiİtiraz nereyeTakibe etkisi
Genel haciz yoluyla ilamsız takipTebliğden itibaren 7 gün (İİK m.62)Takibi yapan icra dairesiTakip kendiliğinden durur (İİK m.66)
Kambiyo senetlerine dayalı takipTebliğden itibaren 5 gün (İİK m.168)İcra mahkemesiKural olarak takip durmaz; icra mahkemesi takibin durdurulmasına karar verebilir
İlamlı takipİcra emrinin tebliğinden itibaren 7 günİcra mahkemesi (sınırlı sebeplerle)İlamın icrası, kanun yolunda tehir-i icra kararı alınmadıkça durmaz

İtirazın gerekçesi açıkça belirtilmelidir. Borçlu, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ediyorsa bunu itirazında özellikle bildirmelidir; aksi hâlde imza kabul edilmiş sayılır. Haksız yere imzayı inkâr eden borçlu aleyhine para cezasına ve tazminata hükmedilebilir.

Süreyi kaçırmayın

İtiraz süresi geçtikten sonra takip kesinleşir ve alacaklı haciz isteyebilir. Kesinleşmiş bir takipte borçlu, ancak menfi tespit veya istirdat davası gibi daha zor yollara başvurabilir. Ödeme emrini aldığınız tarih, sürenin hesaplanmasında belirleyicidir.

İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması

Borçlu ilamsız takibe itiraz ettiğinde takip durur. Alacaklı takibe devam edebilmek için iki yoldan birini seçer:

İtirazın kaldırılması (İİK m.68)

Alacaklının elinde alacağını gösteren imzası ikrar edilmiş adi senet, resmî daireler veya yetkili makamlarca verilmiş belgeler gibi kanunda sayılan güçlü belgeler varsa, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Yargılama belgelere dayalı ve görece hızlıdır; ancak mahkemenin verdiği karar, borcun varlığı hakkında kesin hüküm oluşturmaz.

İtirazın iptali davası (İİK m.67)

Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde itirazın iptali davası açabilir. Bu davada alacak her türlü delille ispatlanabilir ve verilen karar kesin hüküm oluşturur. Alacaklı haklı çıkarsa ve alacak likit (belirlenebilir) ise, borçlu aleyhine alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilir. Alacak ticari bir işten doğmuşsa, itirazın iptali davası açılmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.

Menfi tespit ve istirdat davası

Kendisine karşı haksız bir takip başlatıldığını veya borçlu olmadığını düşünen kişi, İİK m.72 uyarınca menfi tespit davası açarak borçlu olmadığının tespitini isteyebilir. Dava, takipten önce veya takipten sonra açılabilir:

  • Takipten önce: Borçlu olmadığı iddia edilen kişi, alacaklının ileride takip yapmasını beklemeden dava açabilir.
  • Takipten sonra: Borçlu, alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat göstererek icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir isteyebilir. Ancak takipten sonra açılan menfi tespit davası, kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz.

Borçlu borcu olmadığı hâlde takip nedeniyle ödeme yapmak zorunda kalmışsa, ödemeden itibaren bir yıl içinde ödediği parayı geri almak için istirdat davası açabilir. Davayı kazanan borçlu lehine, şartları varsa alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilir.

Haciz, maaş haczi ve haczedilemeyen mallar

Takip kesinleştikten sonra alacaklı, borçlunun mal, hak ve alacaklarının haczini isteyebilir. Haciz; taşınır mallar, taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, maaş ve üçüncü kişilerdeki alacaklar üzerine konulabilir. Kanun borçluyu korumak için bazı sınırlar öngörür:

  • Maaş haczi: Maaş, ücret ve benzeri gelirler, borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli olan kısım dışında haczedilebilir; ancak haciz miktarı maaşın dörtte birinden az olamaz (İİK m.83). Uygulamada çoğunlukla maaşın dörtte biri haczedilir. Nafaka alacakları için bu sınır uygulanmaz.
  • Haczedilemeyen mallar (İİK m.82): Borçlu ve ailesinin kullanımı için gerekli olan ev eşyası, mesleğini sürdürmesi için gerekli araç ve gereçler, emekli aylıkları (nafaka ve kanunda sayılan istisnalar dışında) ve borçlunun durumuna uygun evi gibi mallar haczedilemez.
  • Meskeniyet şikâyeti: Borçlunun haline münasip evi haczedilmişse, borçlu icra mahkemesine şikâyette bulunabilir. Bu durumda ev satılır ve borçluya durumuna uygun bir ev alabileceği bedel bırakılarak kalan kısım alacaklıya ödenir.

Haczedilemeyecek bir malın haczedilmesine veya icra dairesinin hukuka aykırı bir işlemine karşı, işlemin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilebilir (İİK m.16). Bazı haczedilmezlik hâllerinde borçlunun bu hakkından önceden feragat etmesi geçersizdir.

İstihkak davası

Borçlunun elinde veya evinde bulunan bir mal, aslında üçüncü bir kişiye ait olabilir. Örneğin borçlunun oturduğu evde haczedilen eşyalar, eşine veya ev arkadaşına ait olabilir. Bu durumda mal üzerinde hak iddia eden üçüncü kişi, istihkak iddiasında bulunur (İİK m.96–99). İddia icra dairesine bildirilir; icra mahkemesi, alacaklıya veya üçüncü kişiye dava açması için süre verir. Malın kimin elinde bulunduğu, ispat yükünün kime düştüğünü belirler: Mal borçlunun elindeyse kural olarak üçüncü kişinin mülkiyetini ispat etmesi gerekir.

İflas yoluyla takip ve iflas süreci

İflas, borçlu tacirin tüm malvarlığının alacaklılar arasında paylaştırılmak üzere tasfiyesidir. Kural olarak yalnızca iflasa tabi kişiler, yani tacirler hakkında uygulanır. Alacaklı, tacir olan borçlusuna karşı genel haciz yolu yerine iflas yoluyla takip başlatabilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmez ve ödeme yapmazsa alacaklı, ticaret mahkemesinden borçlunun iflasına karar verilmesini ister.

Borçlu tacirin kendisi de borca batık olması hâlinde iflasını isteyebilir. Ticari faaliyetini sürdürmek isteyen ve borçlarını yeniden yapılandırmak isteyen işletmeler için ise iflasa alternatif olarak konkordato yolu öngörülmüştür (İİK m.285 vd.). Konkordato hakkında bilgi için Ticaret Hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

Görevli ve yetkili mahkeme

İcra hukukunda görevli mahkemeler
UyuşmazlıkGörevli yer
İcra dairesi işlemlerine şikâyet, itirazın kaldırılması, kambiyo senetlerinde itiraz, istihkakİcra mahkemesi
İtirazın iptali, menfi tespit, istirdat (genel kural)Asliye hukuk mahkemesi
Ticari alacaklarda itirazın iptali ve menfi tespitAsliye ticaret mahkemesi (dava öncesi arabuluculuk zorunlu)
Tüketici işlemlerinden doğan alacaklarTüketici mahkemesi veya tüketici hakem heyeti
İşçilik alacaklarıİş mahkemesi (dava öncesi arabuluculuk zorunlu)
İflas ve konkordatoAsliye ticaret mahkemesi

Takibin hangi icra dairesinde yapılacağı, kural olarak borçlunun yerleşim yerine veya sözleşmenin ifa yerine göre belirlenir. Yetkisiz icra dairesinde başlatılan takibe karşı yetki itirazı, ödeme emrine itirazla birlikte yapılmalıdır.

Süreler

İcra ve iflas hukukunda önemli süreler
KonuSüreDayanak
İlamsız takipte ödeme emrine itirazTebliğden itibaren 7 günİİK m.62
Kambiyo senedine dayalı takipte itiraz ve şikâyetTebliğden itibaren 5 günİİK m.168
Kambiyo senedine dayalı takipte ödemeTebliğden itibaren 10 günİİK m.168
İcra dairesi işlemine şikâyetÖğrenmeden itibaren 7 günİİK m.16
İtirazın kaldırılması talebiİtirazın tebliğinden itibaren 6 ayİİK m.68
İtirazın iptali davasıİtirazın tebliğinden itibaren 1 yılİİK m.67
İstirdat davasıÖdemeden itibaren 1 yılİİK m.72
Güncel mevzuatı kontrol edin

İcra hukukundaki süreler kısa ve kesindir; tebliğin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı da sürenin başlangıcını etkileyebilir. Bu tablo genel bilgilendirme amaçlıdır.

Gerekli belgeler

  • Alacaklı için: alacağı gösteren sözleşme, fatura, senet, çek, cari hesap ekstresi veya mahkeme kararı
  • Alacaklı için: borçlunun kimlik veya vergi bilgileri ve bilinen adresi
  • Borçlu için: ödeme emri veya icra emri ve tebliğ zarfı
  • Borçlu için: ödeme yapıldığını gösteren dekontlar, makbuzlar ve yazışmalar
  • Borçlu için: haczedilemezlik iddiasında gelir ve aile durumunu gösteren belgeler
  • Üçüncü kişi için: haczedilen malın kendisine ait olduğunu gösteren fatura ve kayıtlar

İlgili mevzuat

Aşağıdaki düzenlemelere mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz:

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu — m.16 (şikâyet), m.62–72 (itiraz, itirazın iptali ve kaldırılması, menfi tespit), m.82–83 (haczedilmezlik), m.96–99 (istihkak), m.167–170 (kambiyo senetleri), m.285 vd. (konkordato)
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — m.5/A (ticari davalarda arabuluculuk)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu

İcra ve İflas Hukuku alt konuları

İcra ve iflas hukukunun başlıca alt konularını aşağıda listeledik. Her biri için ayrıntılı rehber sayfaları hazırlanmaktadır.

  • İlamsız icra takibi
  • Ödeme emrine itiraz
  • İtirazın iptali ve kaldırılması
  • Menfi tespit davası
  • Haciz ve maaş haczi
  • İflas süreci
  • İstihkak davası

İcra ve İflas Hukuku hakkında sıkça sorulan sorular

Ödeme emrine kaç gün içinde itiraz etmeliyim?

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine; çek, senet gibi kambiyo senetlerine dayalı takipte ise 5 gün içinde icra mahkemesine itiraz edilmelidir. Süreler tebliğ tarihinden itibaren işler ve kaçırılırsa takip kesinleşir.

İtiraz edersem takip durur mu?

İlamsız takipte süresinde yapılan itiraz, takibi kendiliğinden durdurur (İİK m.66); alacaklı itirazın iptali veya kaldırılması yoluna gitmek zorunda kalır. Kambiyo senetlerine dayalı takipte ise itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz; icra mahkemesi, borçlunun talebi ve şartların varlığı hâlinde takibin durdurulmasına karar verebilir.

Maaşımın ne kadarı haczedilebilir?

İİK m.83'e göre maaş, borçlunun ve ailesinin geçimi için gerekli olan kısım dışında haczedilebilir; ancak haciz miktarı maaşın dörtte birinden az olamaz. Uygulamada genellikle maaşın dörtte biri haczedilir. Birden fazla maaş haczi varsa sıraya konur. Nafaka alacakları için bu sınır uygulanmaz.

Emekli maaşı haczedilebilir mi?

Emekli aylıkları, 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi gereği kural olarak haczedilemez. Bunun istisnaları nafaka borçları ve SGK'nın kendi alacaklarıdır. Borçlunun emekli maaşının haczine kendi rızasıyla onay vermesi de uygulamada geçerli kabul edilmemektedir. Emekli maaşına konulan hukuka aykırı hacze karşı icra mahkemesine şikâyet yoluna gidilebilir.

Borcum olmadığı hâlde icra takibi başlatıldı; ne yapmalıyım?

Öncelikle ödeme emrine süresi içinde (ilamsız takipte 7 gün) itiraz etmelisiniz. İtiraz süresi geçmişse veya takip kesinleşmişse, borçlu olmadığınızın tespiti için menfi tespit davası açabilirsiniz. Takip nedeniyle ödeme yapmak zorunda kaldıysanız, ödemeden itibaren bir yıl içinde istirdat davası ile ödediğiniz parayı geri isteyebilirsiniz.

İcra inkâr tazminatı nedir?

Borçlunun haksız olarak takibe itiraz etmesi ve alacaklının itirazın iptali veya kaldırılması yoluyla haklı çıkması hâlinde, borçlu aleyhine hükmedilen tazminattır. Alacak likit, yani belirlenebilir nitelikteyse, tazminat alacağın yüzde yirmisinden az olamaz. Benzer şekilde, alacaklının haksız ve kötüniyetli takibi hâlinde borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilir.

Eşime ait eşyalar haczedilebilir mi?

Haciz yalnızca borçluya ait mallara konulabilir. Ancak haciz sırasında borçlunun evinde bulunan eşyaların kural olarak borçluya ait olduğu varsayılır. Eşe veya başka bir kişiye ait eşyalar haczedilmişse, malın sahibi istihkak iddiasında bulunarak malın kendisine ait olduğunu fatura, kayıt ve tanıklarla ispatlamalıdır.

İcra dosyası zamanaşımına uğrar mı?

Evet. Takip talebinden sonra işlemsiz kalan takiplerde, alacağın türüne göre zamanaşımı işleyebilir. İlamlı takiplerde ilama dayalı alacaklar kural olarak on yıl zamanaşımına tabidir (İİK m.39). Ayrıca bir yıl boyunca işlem yapılmayan dosyalar işlemden kaldırılır; bu durum takibi sona erdirmez, alacaklı yenileme talebiyle takibe devam edebilir. Zamanaşımı iddiası icra mahkemesine yapılacak başvuruyla ileri sürülür.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata başvurunuz. Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebileceğinden, işlem yapmadan önce güncel mevzuatı kontrol edin. Son güncelleme: 05.10.2026

Hukuki durumunuzu değerlendirmek için

Randevu talebi için telefon, WhatsApp veya iletişim formu üzerinden ulaşabilirsiniz.