Tahkim ve arabuluculuk: zorunlu arabuluculuk, tahkim ve yabancı kararların tanınması

Hangi uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu olduğunu, arabuluculuk sürecinin nasıl işlediğini, sözleşmelerdeki tahkim şartlarını, iç ve milletlerarası tahkimi ve yabancı mahkeme ile hakem kararlarının Türkiye'de tanınması ve tenfizini anlatan rehber.

Özetle

Arabuluculuk, tarafların tarafsız bir arabulucunun yardımıyla kendi çözümlerini bulduğu bir yöntemdir; iş, ticari alacak, tüketici, kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşuluk uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Arabuluculukta varılan ve taraflar ile avukatlarınca imzalanan anlaşma belgesi ilam niteliğindedir. Tahkim ise tarafların uyuşmazlığı mahkeme yerine hakemlere götürmeyi kararlaştırdığı bağlayıcı bir yargılama yoludur ve yazılı bir tahkim anlaşması gerektirir. Yabancı mahkeme kararları ve yabancı hakem kararları, Türkiye'de ancak tanıma veya tenfiz kararıyla hüküm doğurur.

Alternatif uyuşmazlık çözüm yolları

Mahkemede dava açmak, bir uyuşmazlığı çözmenin tek yolu değildir. Türk hukukunda en yaygın alternatif yollar arabuluculuk ve tahkimdir. Bu iki yöntem birbirinden temelden farklıdır:

Arabuluculuk, tahkim ve dava karşılaştırması
ÖzellikArabuluculukTahkimMahkeme
Kararı kim verir?Taraflar kendileri anlaşır; arabulucu karar vermezHakem veya hakem kuruluHâkim
BağlayıcılıkYalnızca anlaşma hâlindeHakem kararı bağlayıcıdırBağlayıcıdır
GizlilikKural olarak gizliKural olarak gizliKural olarak aleni
SüreKısa (haftalar)Orta (aylar)Uzun olabilir
Kanun yoluYok (anlaşma kesindir)Sınırlı (iptal davası)İstinaf ve temyiz
Dayanak6325 s. KanunHMK m.407 vd.; 4686 s. KanunHMK

Ceza hukukunda uygulanan uzlaştırma ise ayrı bir kurumdur ve Ceza Hukuku sayfamızda ele alınmaktadır.

Zorunlu arabuluculuk: hangi uyuşmazlıklarda?

Bazı uyuşmazlıklarda kanun, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasını dava şartı olarak öngörür. Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, esasına girilmeden usulden reddedilir.

Zorunlu arabuluculuğa tabi uyuşmazlıklar
UyuşmazlıkDayanakİlgili alan
İşçi-işveren alacak ve tazminatları, işe iade7036 s. İş Mahkemeleri Kanunu m.3İş hukuku
Konusu para olan ticari davalar6102 s. TTK m.5/ATicaret hukuku
Tüketici davaları (hakem heyeti görevi dışındakiler)6502 s. TKHK m.73/ATüketici hukuku
Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar6325 s. HUAK m.18/BKira hukuku
Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması, ortaklığın giderilmesi6325 s. HUAK m.18/BGayrimenkul hukuku
Kat mülkiyeti ve komşu hakkından doğan uyuşmazlıklar6325 s. HUAK m.18/BGayrimenkul hukuku

Bazı uyuşmazlıklar ise kural olarak bu zorunluluğun dışındadır: iş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat davaları, ilamsız icra yoluyla tahliye takipleri, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri gibi. Aile hukukundan doğan uyuşmazlıklar ise tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konuları içerdiğinden arabuluculuğa elverişli değildir.

Arabuluculuk süreci nasıl işler?

  1. BaşvuruZorunlu arabuluculukta başvuru, karşı tarafın veya taraflardan birinin yerleşim yerindeki ya da işin yapıldığı yerdeki adliyede bulunan arabuluculuk bürosuna yapılır. İhtiyari arabuluculukta taraflar arabulucuyu birlikte seçer.
  2. Arabulucunun atanmasıBüro, sicilde kayıtlı arabulucular arasından bir arabulucu görevlendirir. Arabulucu tarafları telefon, e-posta veya diğer yollarla ilk toplantıya davet eder.
  3. GörüşmelerArabulucu, tarafların çıkarlarını anlamalarına ve çözüm seçeneklerini değerlendirmelerine yardımcı olur; karar vermez ve çözüm önerisini dayatamaz. Görüşmeler ortak veya ayrı oturumlar hâlinde, yüz yüze ya da uzaktan yapılabilir.
  4. SüreZorunlu arabuluculukta görüşmeler, uyuşmazlık türüne göre kural olarak üç ila altı hafta içinde sonuçlandırılır; zorunlu hâllerde süre bir kez uzatılabilir.
  5. Son tutanakSüreç anlaşma, anlaşamama veya tarafların katılmaması ile sona erer ve son tutanak düzenlenir. Anlaşamama hâlinde bu tutanak, dava dilekçesine eklenir.

Arabuluculuğa başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen süre içinde zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Zorunlu arabuluculukta geçerli bir mazereti olmaksızın ilk toplantıya katılmayan taraf, sonradan açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulabilir.

Anlaşma belgesinin etkisi

Arabuluculuk sonunda taraflar anlaşırsa bir anlaşma belgesi düzenlenir. Bu belge:

  • Taraflar ve avukatları ile arabulucu tarafından birlikte imzalanmışsa, ayrıca icra edilebilirlik şerhi alınmasına gerek olmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır (6325 s. K. m.18).
  • Avukatların bulunmadığı durumlarda, icra edilebilirlik şerhi verilmesi için yetkili mahkemeye başvurulabilir; zorunlu arabuluculukta bu şerh, arabuluculuk bürosunun bulunduğu yer mahkemesinden alınır.
  • Anlaşılan konular hakkında taraflar artık dava açamaz.

Bu nedenle anlaşma belgesine yazılacak tutarın, ödeme takviminin, faizin ve tarafların karşılıklı ibra kapsamının dikkatle belirlenmesi gerekir; sonradan "eksik anlaşmışım" demek çoğu zaman mümkün değildir.

Arabuluculuk görüşmesine nasıl hazırlanılmalı?

Arabuluculuk, uyuşmazlığın davadan çok daha kısa sürede ve daha az maliyetle çözülmesine imkân tanır; ancak hazırlıksız girilen bir görüşme, ileride pişmanlık doğuracak bir anlaşmayla sonuçlanabilir. Görüşmeden önce şunların yapılması önerilir:

  • Talep edilebilecek alacak kalemlerinin (ör. kıdem, ihbar, fazla mesai; kira farkı; fatura alacağı) ayrı ayrı ve faiziyle birlikte hesaplanması
  • Dava açılması hâlinde ispat imkânlarının ve olası yargılama süresinin gerçekçi biçimde değerlendirilmesi
  • Kabul edilebilecek asgari çözümün ve pazarlık alanının önceden belirlenmesi
  • Ödeme takvimi, teminat ve gecikme hâlinde uygulanacak faiz gibi uygulama ayrıntılarının düşünülmesi
  • Anlaşma belgesine yazılacak ibra ifadesinin kapsamının (hangi alacaklardan vazgeçildiğinin) netleştirilmesi

Arabuluculuk görüşmelerinde yapılan teklifler ve beyanlar gizlidir; anlaşma sağlanamazsa sonradan açılan davada delil olarak kullanılamaz (6325 s. K. m.5, m.33). Bu güvence, tarafların daha rahat müzakere etmesine imkân tanır.

Arabuluculuk ücreti

Zorunlu arabuluculukta taraflar anlaşamazsa, ilk toplantının kanunda belirlenen süreye kadar olan kısmına ilişkin arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; bu ücret daha sonra açılan davada yargılama giderlerine dahil edilir. Taraflar anlaşırsa ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak ödenir. Ücret tutarları her yıl yayımlanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi ile belirlenir.

Tahkim

Tahkim, tarafların aralarındaki mevcut veya ileride doğabilecek uyuşmazlıkların devlet mahkemeleri yerine, kendi seçtikleri hakemler tarafından çözülmesini kararlaştırmasıdır. Tahkim; özellikle uluslararası ticari sözleşmelerde, inşaat ve enerji projelerinde ve ortaklık sözleşmelerinde tercih edilir. Türk hukukunda iki düzenleme vardır:

  • İç tahkim: Yabancılık unsuru taşımayan uyuşmazlıklarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 407–444. maddeleri uygulanır.
  • Milletlerarası tahkim: Yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yeri Türkiye olan uyuşmazlıklarda 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu uygulanır.

Tahkim, kurumsal (örneğin İstanbul Tahkim Merkezi veya uluslararası tahkim kurumları nezdinde) ya da taraflarca kurallarının belirlendiği ad hoc tahkim şeklinde yürütülebilir. Taşınmazlar üzerindeki ayni haklara ilişkin uyuşmazlıklar ile tarafların iradelerine tabi olmayan işler (örneğin boşanma, velayet) tahkime elverişli değildir.

Tahkim şartı nasıl yazılmalı?

Tahkim anlaşması yazılı yapılmalıdır; sözleşme içinde bir madde (tahkim şartı) veya ayrı bir sözleşme şeklinde olabilir (HMK m.412; 4686 s. K. m.4). İyi yazılmış bir tahkim şartında genellikle şunlar bulunur:

  • Tahkime gidilecek uyuşmazlıkların kapsamı
  • Kurumsal tahkim ise kurumun adı ve uygulanacak tahkim kuralları
  • Hakem sayısı ve seçim yöntemi
  • Tahkim yeri (koltuğu) ve tahkim dili
  • Uyuşmazlığın esasına uygulanacak hukuk

Belirsiz veya çelişkili yazılmış tahkim şartları ("uyuşmazlıklar tahkim veya mahkeme yoluyla çözülür" gibi), uygulamada geçersiz sayılabilir ve uyuşmazlığın hangi merci önünde görüleceği konusunda ayrı bir uyuşmazlığa yol açabilir. Sözleşme hazırlama hakkında genel bilgi için Sözleşmeler ve Borçlar Hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

Hakem kararına karşı başvuru

Hakem kararlarına karşı istinaf veya temyiz yolu yoktur; yalnızca kanunda sınırlı olarak sayılan sebeplerle iptal davası açılabilir (HMK m.439; 4686 s. K. m.15). İptal sebepleri; tahkim anlaşmasının geçersizliği, hakemlerin usule aykırı seçilmesi, hakemlerin yetkisini aşması, savunma hakkına uyulmaması ve kamu düzenine aykırılık gibi konulardır. İptal davası, kararın tebliğinden itibaren kanunda öngörülen kısa süre içinde açılmalıdır.

Yabancı mahkeme ve hakem kararlarının tanınması ve tenfizi

Yabancı bir ülkede verilmiş mahkeme kararları, Türkiye'de kendiliğinden hüküm doğurmaz. Kararın Türkiye'de kesin hüküm veya kesin delil etkisi göstermesi için tanınması, icra edilebilmesi (örneğin alacağın tahsili) için ise tenfiz edilmesi gerekir. 5718 sayılı MÖHUK'un 54. maddesine göre tenfiz için başlıca şartlar şunlardır:

  • Karar, verildiği ülke hukukuna göre kesinleşmiş olmalıdır.
  • Türkiye ile karar ülkesi arasında karşılıklılık (anlaşma, kanuni düzenleme veya fiilî uygulama) bulunmalıdır; tanımada bu şart aranmaz.
  • Karar, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olmalıdır.
  • Karar, Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır.
  • Davalının savunma hakkına uyulmuş olmalıdır.

Yabancı hakem kararlarının tenfizinde ise Türkiye'nin taraf olduğu 1958 tarihli New York Sözleşmesi ve MÖHUK'un 60–63. maddeleri uygulanır. Türk mahkemesi, kararın esasını yeniden incelemez; yalnızca kanundaki şartların bulunup bulunmadığını denetler. Yabancı boşanma kararlarının tanınması için Aile Hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

Görevli merciler

Arabuluculuk, tahkim ve tenfizde görevli merciler
İşlemGörevli mercii
Zorunlu arabuluculuk başvurusuAdliyedeki arabuluculuk bürosu
Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhiKanunda belirtilen sulh hukuk veya ilgili mahkeme
Hakem kararının iptali (iç tahkim)Bölge adliye mahkemesi
Hakem kararının iptali (milletlerarası tahkim)Kanunda belirtilen asliye hukuk mahkemesi
Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfiziAsliye hukuk mahkemesi (aile hukukuna ilişkin kararlarda aile mahkemesi; ticari kararlarda asliye ticaret mahkemesi)
Yabancı hakem kararlarının tenfiziAsliye ticaret veya asliye hukuk mahkemesi

Süreler

Arabuluculuk ve tahkimde önemli süreler
KonuSüreDayanak
İş uyuşmazlıklarında arabuluculuk3 hafta (en fazla 1 hafta uzatma)7036 s. K. m.3
Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk6 hafta (en fazla 2 hafta uzatma)TTK m.5/A
İşe iade: arabulucuya başvuruFesih bildiriminden itibaren 1 ayİş K. m.20
İşe iade: anlaşamama sonrası davaSon tutanaktan itibaren 2 hafta7036 s. K. m.3
Arabuluculuk süresince zamanaşımıDurur7036 s. K. m.3; 6325 s. K. m.18/A
Güncel mevzuatı kontrol edin

Zorunlu arabuluculuğun kapsamı son yıllarda kanun değişiklikleriyle sürekli genişlemiştir. Arabuluculuk süreleri, ücret tarifesi ve tahkim kurallarındaki güncel düzenlemeler başvuru öncesinde kontrol edilmelidir.

Gerekli belgeler

  • Arabuluculuk başvurusunda: taraf bilgileri, uyuşmazlığın kısa açıklaması ve talep tutarı
  • Uyuşmazlığa ilişkin sözleşmeler, faturalar, ihtarnameler ve yazışmalar
  • Tahkimde: tahkim şartını içeren sözleşme ve tahkim talebi
  • Tenfizde: yabancı kararın aslı veya onaylı sureti, kesinleşme şerhi, apostil şerhi ve yeminli tercümesi
  • Yabancı hakem kararında: hakem kararı ve tahkim anlaşmasının onaylı suretleri ve tercümeleri

İlgili mevzuat

Aşağıdaki düzenlemelere mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz:

  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — m.18, 18/A, 18/B
  • 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — m.3
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — m.5/A
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — m.73/A
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m.407–444 (tahkim)
  • 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu
  • 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun — m.50–63
  • Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkında Sözleşme (New York, 1958)

Tahkim ve Arabuluculuk alt konuları

Tahkim ve arabuluculuğun başlıca alt konularını aşağıda listeledik. Her biri için ayrıntılı rehber sayfaları hazırlanmaktadır.

  • Zorunlu arabuluculuk alanları
  • Uluslararası tahkim
  • Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi

Tahkim ve Arabuluculuk hakkında sıkça sorulan sorular

Arabulucuya gitmeden dava açarsam ne olur?

Zorunlu arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkta arabulucuya başvurmadan dava açılırsa, dava dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. Bu durumda yargılama giderleri ve karşı tarafın vekâlet ücreti davacıya yüklenebilir. Arabuluculuk süreci tamamlandıktan sonra dava yeniden açılabilir; ancak bu sırada sürelerin kaçırılmamasına dikkat edilmelidir.

Arabuluculuk toplantısına katılmazsam ne olur?

Zorunlu arabuluculukta geçerli bir mazereti olmaksızın ilk toplantıya katılmayan taraf, sonradan açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Bu nedenle arabuluculuk davetini görmezden gelmek, karşı tarafla anlaşmak istenmese bile önerilmez.

Arabuluculukta imzaladığım anlaşmadan dönebilir miyim?

Kural olarak hayır. Arabuluculuk sonunda imzalanan anlaşma belgesi bağlayıcıdır; taraflar ve avukatları ile arabulucu tarafından imzalanmışsa ilam niteliğindedir ve anlaşılan konular hakkında dava açılamaz. Ancak irade sakatlığı (hata, hile, korkutma) gibi istisnai durumlarda anlaşmanın geçersizliği ileri sürülebilir.

Arabuluculuk ücretli mi?

Zorunlu arabuluculukta taraflar anlaşamazsa, ilk toplantının kanunda belirlenen süreye kadar olan kısmının ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir ve daha sonra davada yargılama giderlerine eklenir. Taraflar anlaşırsa arabuluculuk ücreti, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak ödenir. Tutarlar her yıl yayımlanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenir.

Tahkim mahkemeden daha mı avantajlı?

Bu, uyuşmazlığın niteliğine bağlıdır. Tahkim; gizlilik, uzman hakem seçebilme, yabancı taraflarla tarafsız bir merciin belirlenmesi ve hakem kararlarının New York Sözleşmesi sayesinde pek çok ülkede tenfiz edilebilmesi gibi avantajlar sağlar. Buna karşılık maliyeti mahkemeye göre yüksek olabilir ve karara karşı kanun yolları sınırlıdır. Küçük tutarlı ve yurt içi uyuşmazlıklarda tahkim çoğu zaman ekonomik değildir.

Yurt dışında aldığım bir mahkeme kararını Türkiye'de uygulatabilir miyim?

Evet, ancak önce Türkiye'de tenfiz kararı alınması gerekir. Mahkeme; yabancı kararın kesinleşmiş olmasını, Türkiye ile karar ülkesi arasında karşılıklılık bulunmasını, kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamasını ve savunma hakkına uyulmuş olmasını denetler (MÖHUK m.54). Tenfiz kararından sonra yabancı karar, Türk mahkeme kararı gibi icraya konulabilir.

Sözleşmede tahkim şartı varsa mahkemeye gidebilir miyim?

Geçerli bir tahkim şartı varken mahkemede dava açılırsa, karşı taraf tahkim itirazında bulunabilir ve mahkeme bu itirazı yerinde görürse davayı usulden reddeder. Karşı taraf süresi içinde tahkim itirazında bulunmazsa dava mahkemede görülmeye devam edebilir. Tahkim şartının geçersiz veya uygulanamaz olduğu durumlarda ise mahkeme yolu açıktır.

Ceza davalarında arabuluculuk var mı?

Ceza hukukunda arabuluculuk yerine uzlaştırma kurumu uygulanır. Kanunda sayılan bazı suçlarda (örneğin bazı hakaret, tehdit, basit yaralama ve mala zarar verme suçları) soruşturma veya kovuşturma aşamasında şüpheli/sanık ile mağdur arasında uzlaştırma yoluna gidilir. Uzlaşma sağlanır ve edim yerine getirilirse kamu davası açılmaz veya düşer. Ayrıntılar için Ceza Hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata başvurunuz. Mevzuat ve yargı uygulaması zaman içinde değişebileceğinden, işlem yapmadan önce güncel mevzuatı kontrol edin. Son güncelleme: 05.10.2026

Hukuki durumunuzu değerlendirmek için

Randevu talebi için telefon, WhatsApp veya iletişim formu üzerinden ulaşabilirsiniz.